Nobel Ödülünün Babası; "Ölüm Taciri"

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Star ActiveStar ActiveStar ActiveStar ActiveStar Active
 

İnsanlığa hizmet eden kişiler veya kuruluşlara fizik, kimya, edebiyat, barış ve Fizyoloji veya Tıp alanlarındaki olağanüstü başarılarından dolayı verilen ve Dünya'nın en prestijli ödüllerinden biri olan Nobel Ödülü'nün kurucusu Alfred Nobel hayattayken "Ölüm Taciri" olarak ta anılmaktaydı.

 

1833'te varlıklı bir aileden doğan Alfred Nobel özel öğretmenler tarafından eğitilir. Doğa bilimleri, dil ve edebiyat alanlarına yoğunlaşır. On yedi yaşına geldiğinde İsveççe, Rusça, Fransızca, İngilizce ve Almanca'yı akıcı bir şekilde konuşabilmektedir. Fizik ve kimyanın yanı sıra, onun bir mühendis olmasını isteyen babasının pek hoşuna gitmese de Alfred İngiliz edebiyatına ve şiire de ilgi duymaktadır.

Babası onu kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderir. Nitrogliserin ile ilgilenmektedir. Nitrogliserin, baruttan daha güçlü olmasına karşın, basınç ve sıcaklığın etkisiyle kolayca patlamaktadır. Nobel'e göre bu durum nitrogliserinin pratik kullanımını sınırlandırmaktadır.  1863 yılından itibaren nitrogliserin ile ilgili çalışmalarına Stokholm'de devam eder. 1864 yılında çalışmalarını yürütürken bir patlama olur. Kazada, küçük kardeşi Emil ile birlikte dört kişi hayatını kaybeder. Alfred Nobel'in Stokholm şehri sınırları dahilinde çalışma yapması yasaklanır.

1864 yılında araştırmalarının sonucunu aldı ve dinamit barutunu buldu. Araştırmalarına devam eden Nobel, 1877'de Balistit adını verdiği yeni bir çeşit barut tasarladı. 1879'da, Paris yakınlarındaki Servan'da bir laboratuvar kuran Nobel, buradaki çalışmaları sırasında dumansız barut adını verdiği ve eşit miktarlarda nitrogliserinle nitroselüloz karışımından oluşan, itici barutu buldu.

1888 yılında kardeşi Ludvig ölünce bir Fransız gazetesi yanlışlıkla Afred Nobel'in öldüğünü düşündü. Gazete manşetinde " Ölüm Taciri öldü. Her zamankinden daha hızlı ve daha fazla insan öldürmek için yollar bularak zengin olan Dr. Alfred Nobel dün öldü" haberini görmek onu çok üzdü. Ölümünden sonra toplumdaki imajını değiştirmek için neler yapabileceğini düşünmeye başladı. Vasiyetinde mirasının Nobel Ödüllerinin enstitüleştirilmesi yönünde kullanılmasını ve 33.200.000 kronunun her yıl insanlığa hizmette bulunanlara sunulmasını istedi. Böylece 1896 yılında beyin kanamasının ölümünden sonra ismi gerçekten "Ölüm Taciri" olarak değil prestijli bir ödülün adı olarak tarihe geçti.

 


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile