İkinci Bir Beynimiz mi Var?

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

 

Beynimize çok benzer bir şekilde çalışıyor, davranışlarımızı ve ruhsal dengemizi etkileyebiliyor, beynimizden bağımsız olarak çalışabiliyor,  nörotransmitter kullanıyor, vücuttaki serotoninin % 95’ini barındırıyor. Bu yüzden ikinci beynimiz olarak nitelendiriliyor.


Evet hayret edeceksiniz ama  iki sinir sistemimiz var. Birincisi beynimiz ve omuruliğimizden oluşan merkezi sinir sistemimiz, diğeri ise mide bağırsak sistemimizin içini kaplayan enterik sinir sistemi.Enterik sinir sistemi (ESS) bağırsakların yönetim merkezini oluşturan gastrointestinal sistemdeki nöronlar topluluğu olup, merkezi sinir sistemin (MSS)'den bağımsız olarak fonksiyon görüyor. Bu sistem; bağırsak hareketlerini, ekzokrin, endokrin sekresyonları ve gastrointestinal sistemin (GİS) mikrodolaşımını kontrol ederken, aynı zamanda immün düzenleyici inflamatuar olayların kontrolünde de önemli rol oynuyor.Son yıllarda enterik sinir sistemi üzerine yapılan araştırmalar bu sistemin sağlığımız üzerindeki etkilerini gözler önüne koyuyor.

Boğazımızdan anüse kadar uzanan mide-barsak sistemimizin duvarına gömülü olan enterik sinir sistemimiz yaklaşık 9 metre civarında. İkinci beynimiz olarak nitelendirilen enterik sinir sisteminde 100 milyon sinir hücresi  bulunuyor ki bu sayı omurilikteki ve ısı, ağrı, basınç gibi duyuları algılamamızı ve onlara gereken yanıtları vermemizi sağlayan çevresel (periferik) sinir sistemindekinden çok daha fazla. Beyindeki sinir hücrelerinin ise binde biri.

Bu küçük “beyin” kafatasımızın içindekiyle bir araya geldiğinde hem ruhsal durumumuzu etkiliyor, hem de kimi hastalıklarda önemli roller oynayabiliyor ama elbette ki herhangi bir bilinçli düşüncede ya da karar alma aşamasında asıl görev gerçek beynimizin.

İç organlarla beyin arasındaki en önemli sinir olan vagusu oluşturan liflerin % 90’ı aslında beyinden mideye değil de mideden beyne bilgi taşıyor. İkinci beynimiz, ruh halimizi bilmediğimiz başka yollardan da etkiliyor, duygularımızın büyük bir kısmı büyük ihtimalle midemizdeki sinirlerden etkileniyor. Örneğin midemizdeki kazınma hissinin sebebi strese verdiğimiz fizyolojik tepkinin bir parçası aslında. Sindirim sistemimizdeki herhangi bir dengesizlik ruh halimizi ve  günlük duygusal tepkilerimizi de değiştiriyor. En önemlisi de  mutluluk hissi ikinci beyinden gerçek beynimize ulaşan mesajlarla sanılandan çok daha fazla ilgili olabilir. Örneğin vagus sinirinin elektriksel uyarımı, depresyon tedavisinde faydalı olabilir. İki beynin taşıdığı benzerlikler yüzünden, aslında zihni hedef alan depresyon tedavileri bir yandan midemizi de etkiliyor.

Enterik sinir sistemi tıpkı beyin gibi 30’dan fazla nörotransmitter kullanırken, vücuttaki serotoninin % 95’i bağırsaklarda bulunuyor. Antidepresanlar serotonin seviyesini artırdığı için, yan etki olarak gastrointestinal değişikliklere sebep olabiliyor. Uzun süreli depresyonların mide-barsak sistemi ilie ilişkili olabileceği düşünülüyor ve bu konuda çalışmalar devam ediyor. İrritabl barsak sendromu denilen ve toplumda azımsanamayacak bir ölçüde görülen hastalığın da bağırsaklarda oluşan fazla serotoninden kaynaklandığı biliniyor ve bir anlamda ikinci beynin zihinsel rahatsızlığı sayılıyor. Ayrıca enterik sinir sistemindeki serotoninin kemik erimesi, otizm gibi çeşitli hastalıklarda rol oynadığı düşünülüyor.

Bağırrsaklarımızda yaşayan yararlı bakterilerin sağlığımız üzerindeki faydaları, enterik sinir sistemimizin yaşamımızdaki inanılmaz etkileri son yıllarda mide-barsak sistemi üzerindeki araştırmaları önemli derecede arttırmış durumda. Bu araştırmaların sonuçları daha birçok bilinmeyeni aydınlatabilecek gibi.