Dünyanın En Yüksek Şelalesi

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive
 

 

Dünyanın  en yüksek şelalesi Venezuela'da bulunan ve National Geographic ekibi tarafından 1949 yılında yapılan resmî ölçüme göre 979 m yüksekliğindeki Angel Şelalesidir. Niagara şelalelerinden yaklaşık 15 kez daha yüksek olan bu şelalenin keşif öyküsü de oldukça ilginçtir.

 

Venezuela'nın Bolivar eyaletindeki Gran Sabana bölgesinde yer alan ve UNESCO tarafından Dünya Mirasları listesine alınmış olan Canaima Milli Parkındaki Auyantepui dağının kenarından akan şelalenin en üst ve en alt kısımları arasınaki mesafe 979 m yüksekliğindedir. 979 metrelik yüksekliğin ilk 807 metresinde  sular hiçbir engele çarpmadan akmaktadır. (Doğa bilimciler bu olayı "serbest düşüş" olarak tanımlar). 807'inci metrede  kaya çıkıntılarına çarparak yoluna devam eden sular 979'uncu metrede  Churun Nehri'ne karışır. Angel Şelaleleri İspanyolca Salto Ángel; Pemón dilinde Kerepakupai Vena, veya Parakupá Vena olarak ta adlandırılır.
Şelalenin keşif öyküsüne gelince:
Auyantepui dağı yanındaki Kamarata Vadisi'nde Kamarakotos Pemón kabilesi yaşamaktadır. Yerli halk bu bölgede kötü ruhların yaşadığına inandıkları için en yakın köyleri bile şelaleden oldukça uzak bir konumdadır. Şelaleyi ilk kez  1912 yılında Venezuela'lı  kâşif Ernesto Sánchez La Cruz keşfetmiştir. Ancak Bu keşfini hiçbir yerde yayınlamamıştır.
1933 yılında Oklahoma Tulsa'daki Santa Ana Maden şirketi adına uçakla yaptığı tek kişilik keşif gezisinde Jimmie Angel şelaleyi görmüştür. Dönüşünde anlattığı 1000 metrelik şelale öyküsüne kimse inanmamıştır. 1934 yılında bu kez New York'taki Case Pomeroy maden şirketi ile keşif uçuşları için anlaşan Jimmie Angel bu kez iki şirket yetkilisi ile 1935 bölgeye gitti ve şelaleyi gördüler. Ancak o tarihlerde bölge haritalarında Auyantepui gibi yüksek bir bölge yer almıyordu ve bu kadar yükseklikte bir şelaleye yine kimseye inandıramadı. Aynı yıl bu kez şirketin maden jeoloğu Shorty Martin ile tekrar bölgeye bir uçuş yaptı. Jeoloğun aldığı şelale fotoğrafları Angel'in hikayesini doğruladı.
1937 yılında bu kez ikinci karısı ve iki arkadaşına şelaleyi göstermek amacıyla tek motorlu Flamingo uçağıyla bölgeye giden Angel'ın uçağı bir tepeye inişi esnasında çamura saplandı. Yaralanan olmadı ancak Angel ve beraberindekiler en yakın yerleşim yerine varabilmek için ellerindeki kısıtlı yiyecekle 11 gün yürümek zorunda kaldı. Bu macera şelalenin de ününün bir anda yayılmasını sağladı ve 1939 yılında artık Angel Şelaleleri Venezuela'nın resmi haritalarında yerini almaya başlamıştı.
Angel'in çamura saplanan uçağı tam 33 yıl sonra bir helikopterle bulunduğu yerden kaldırıldı, Maracay'daki Havacılık müzesinde tekrar monte edildi ve şu anda Ciudad Bolívar havaalanının önünde, açık havada sergilenmektedir. Bir kazada yaralanıp 1956 yılında ölen Angel'in külleri eşi ve çocukları tarafından vasiyetine uyularak 1960 yılında Angel Şelalesine serpilmiştir.



 


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile